Gerçek Göz İle Görülmez
Gelelim gözlerimize, etrafımızdaki nesneleri, renkleri ve bir çok şeyi gözlerimiz ile ayırt edebiliyoruz tıpkı birçok hayvan gibi, peki gördüklerimizi neye göre analiz eder beynimiz, tabi ki de içimizdeki hangi düşüncemizin bizi idare ettiğine göre değişir.

Çok değişik bir realitede yaşıyoruz, her şey sanki bize has düzenlenmiş gibi, sistemin kuralları insanı ayakta tutmak için ilerliyor keza insanın yaşaması için doğanın da yaşaması lazım fakat insanoğlu olarak yüz yıllardır bunu anlayamadık.

Gelelim gözlerimize, etrafımızdaki nesneleri, renkleri ve bir çok şeyi gözlerimiz ile ayırt edebiliyoruz tıpkı birçok hayvan gibi, peki gördüklerimizi neye göre analiz eder beynimiz, tabi ki de içimizdeki hangi düşüncemizin bizi idare ettiğine göre değişir. Daha da açıklayacak olursak insanın içindeki bencilliği daha çok baskın ise o kişinin olayları yorumlama amacı kesinlikle kendisinin yararına göre olacaktır bir başkası aslında onun umrunda değildir.

Bu devirde imkansız gibi dursada vicdanlı bir insanın olay karşısındaki tutumu bencil birine göre daha da değişken olacaktır.

Her şey etrafımızdaki olayları nasıl algıladığımıza bağlıdır, bir sinek, biz ne kadar hızlı hareket etsek bile bizi gayet yavaş görecektir ve tepkisi bize göre hızlı olacaktır çünkü sinek dünyayı bizden daha yavaş görüyor.

Dolayısı ile birçok canlının realite algısı farklı, sinekteki olay onun kodlanmasından gelen algılama yönetimi, bunun dışına çıkamaz doğası artık bu, fakat insan bununla aynı durumda değil tıpkı doğduğunda herhangi bir dili konuşmadığımız ve yazamadığımız gibi fakat sonradan kendini geliştirip bu özellikleri kazanabiliriz.




Peki ya kendini hiç geliştirmeyen ve tamamıyla hayvan arzulu ve her şeyi bu arzusunu doyurmak uğruna başkasının hakkını gasp etmesini normal gören her türlü fırsatçılık çerçevesinde hareket eden ve bu doğrultuda düşünen bir varlığa insan demek ise büyük bir ödül olacaktır keza hayvan demekte aynı ödüle tekabül edecektir.

 

Şu sinek olayına geri dönelim, zaten ülkemizdeki ahlak ve toplumsal erozyona daha çok girip hem kendimi hem de siz okurları daha çok stres altında tutmanın anlamı yok.

Bir hayvan dünyayı insana nazaran daha yavaş olduğunu fark edip insandan daha hızlı hareket ediyor o zaman zamanında gözleme dayalı algının sonucunda oluştuğunu söylemlerimize ekleyebilir miyiz?

Kendi algıladığımız zaman algısına göre küresel sosyal yaşantımızı oluşturan bir sistemin içinde yaşıyoruz peki ya uzay, burada zaman çok farklı ilerler çünkü uzayda hareketlerinin hızına göre zaman ya yavaşlar yada kısalır.

 

Yazılarımı bilerek havada bırakıyorum nedeni bu zehri size enjekte edip aklınızı bu konularla meşgul tutup beynin düşünce motorlarını çalıştırmanızı istemem den kaynaklı.

Düşünmek gerçekten güzel bir nimet bunu arada  sırada tazelemek gerekir.


İmza : Gerçek Göz İle Görülmez



Ctrl
Enter
Hatalı bir Yazımı gördünüz?
yazıyı seçip Ctrl+Enter basarak yönetime bildirin.

Yorumlar

Yorum yaparak sizde etkileşime katılın.
Değerli yorumlarınız bizim için çok kıymetli!
Jüri Türkiye » Makaleler » Gerçek Göz İle Görülmez