Karşıt Hiyerarşi

Sen yada bir başkası yok!
Sistemler kuruldu kör kutuplu dünyada, ödül yada para uğruna hep daha çok istemek daha çok kan banyosuna girmek demektir.
İnsanoğlu yer ve göğün arasında kendi istekleri doğrultusunda sadece tilki avında, ta ki karşısına kürkçü dükkanı çıkana dek.
Adam bilinçsizce kafasını kaşıdı, terasta manzaraya bakarken aklında herkesin sorusu ‘neden?’ çürüttü beynini bu olasılık dışı nedenler, çıkmaz sokaktaydı adam bir yudum daha aldı kadehinden bir sonrakini daha sert koymak için.
Ve rüzgar fısıldadı adama.
- Senden öncekilerde neden dedi kendisine ama kimse çıkamadı girdaptan.
Adam aldırış etmedi, gelen rüzgar ne şeytanın nefesi nede bir meleğin kanadının esintisiydi. Çünkü gördüğü her şey onun için hazırlanmış aldatmacalar ile dolu realiteden başkası değildi.
Yasalar denirdi yaşam içindeki hiyerarşiye, yeni doğan bir bebeğe verilmeyen yaşam şansı verilirdi her gün üç paket içen adama peki neden?
İçinde çok taraflı savaş olan adama mektuplar geliyordu beyninin farklı cephelerinden.
- Köle nereden bilsin yaşamayı eğer gördükleri ona yetmiyorsa!
- Yeten nereden bilsin elindekinin geçeceğini.
- Toprak nereden bilsin bu fabrikanın sahibini.
Sesler belirdi sessiz ve puslu beyninde, uzaktan kalp geliyordu burnundan alevler püskürten atının üstünde, elinde cehennemin ışığını açan beyaz bir bayrak ile.
İşte her şey kalbin artık katlanamadığı bu olaylara karşı saf isyanı, adamı gerçek bir limana götürecek ve oraya vardığı zaman dünyanın iplerini ayaklarından sökecekti.