Saygın, felsefe dalında eğitim almış editörümüzden hiçbir yerde bulamayacağınız özgün makaleleri okuyabilir sizde yorumlarınızla fikir ve düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz
Ego temelli ideolojiler, insanlığı tüketmek için üretilmiş silahlardır. Herkes barışı arzular çünkü savaştan bir çıkarı yoktur. Menfaati doğrultusunda bir başkasını çekemeyen insanların toplu olarak karşı karşıya geldiği duruma savaş denir. Bunun ilk basamağı bireysel menfaatlerden yola çıkar. Yani barışı arzulayan kişiler bireysellikte bir çok kişiye savaş ilan ediyor.
Doğru yaptığımız eylemlerin kaçı doğru ve bu doğruluk bizim algımıza göre mi doğru, peki kendimizi ne kadar tanıyoruz ki bu doğru olan eylemin kesinliğine kanaat getiriyoruz?
Bir insanın evrimindeki son ayak acılarından oluşan bilinçtir. Gerisi sadece çöp, medya organları bizleri plastik yapay insan olarak sömürmekten mutluluk duyar çünkü onların reklamlarının birer kölesiyiz.
Global olarak dünyayı sömüren büyük patronlar en alt sınıf olarak gördüğü işçilerin yaşamasına ucuz insan gücü oldukları için izin veriyor, aksi halde tüm işçileri yok ederlerdi.
Hayatlarımız ne kadar stabil ilerlese de aslında bundan içten içe şikayet ederiz, bizi kavrayacak bir değişimin olmasını isteriz, realiteye karşı en bilinçsiz varlık ne yazık ki insandan başkası değildir.
Açıkça konuşmak gerekirse kimse beynine yani içindeki düşüncelerine söz geçiremezken nasıl olurda hayatındaki çoğu seçimin kendisinin hür iradesiyle olduğuna inanır. Bizler sosyal varlıklarız ve bu sosyal yaşantımız içindeki eylem veya eylemlerimiz dünyanın her yerine etki etmektedir. Bunun bilincinde değilsek pek bilinçli bir yaşantımız yok demektir.